Türkiye’nin en büyük finansal vurgunlarından biri olarak anılan fon skandalına ilişkin tasfiye düzenlemesi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye hazırlanıyor. Teklifte 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme öngörülmesi, geri ödemelerin takvimi ve anaparanın tamamının iadesine yönelik güvence bulunmaması eleştirilere yol açtı. Fonlarda birikimleri kalan AKP ve MHP milletvekilleri de düzenlemede değişiklik yapılmasını istiyor.
Fon skandalında mağdurların zararlarının karşılanmasına yönelik yasal düzenleme tartışılmaya devam ediyor. Fonların tasfiyesini düzenleyen kanun teklifinin yarın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda ele alınması beklenirken, teklifin mağduriyetleri gidermek için yeterli olup olmadığı tartışma konusu oldu.
Düzenlemede 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme imkanı tanınması öngörülürken, ödemelerin hangi takvim doğrultusunda yapılacağı ve yatırımcıların anaparalarının tamamını geri alıp alamayacağı konusunda “güvence” verilmemesi eleştirilerin başında geliyor.
FON MAĞDURU MİLLETVEKİLLERİNDEN DEĞİŞİKLİK TALEBİ
Cumhuriyet’ten Merve Kılıç’ın haberine göre kendilerinin ya da ailelerinin birikimleri fonlarda kalan AKP ve MHP’li bazı milletvekilleri de teklifin mevcut halini yetersiz buluyor. Mağduriyetlerin kalıcı biçimde giderilmesi gerektiğini savunan milletvekillerinin öncelikli talebi, yatırılan anaparanın eksiksiz iadesinin “güvence” altına alınması.
Mağdur vekillerin değerlendirmelerinde, yalnızca ödeme yapılacağına ilişkin açıklamaların yeterli olmayacağına dikkat çekiliyor. Anaparanın tamamının geri ödeneceğine yönelik açık bir garanti verilmesinin hem yatırımcıların beklentilerini karşılamak hem de güven sorununu gidermek açısından belirleyici olduğu ifade ediliyor.
DÖRT BAŞLIKTA ÇÖZÜM ÖNERİSİ
Fon mağduru milletvekillerinin düzenlemeye ilişkin talepleri dört temel noktada yoğunlaşıyor.
1- Tasarruf sahiplerinin yatırdıkları paranın eksiksiz geri ödenmesi ve olası kayıpların önüne geçilmesi isteniyor.
2- Teklifin 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılması talep ediliyor. Mağdur vekilleri, ödemelerin değer kaybına uğramış güncel fiyatlar yerine tasfiye öncesinde esas alınan 16 Eylül referans fiyatı üzerinden hesaplanmasını savunuyor.
3- Haksız kazançlar üzerinden kesilen yüzde 17,5 oranındaki stopajın ortak bir fonda toplanarak mağdurlara yapılacak ödemelerde ek kaynak olarak değerlendirilmesi isteniyor.
4- Olağan dışı kazanç elde edilen işlemlerin geriye dönük araştırılması ve şüpheli görülen tüm işlemlerin mercek altına alınması da talepler arasında yer alıyor.